Sosyal medyada gezinirken farkında olmadan aynı cümleyi mi düşünüyorsun?
“Ben neden böyle değilim?”
Black Mirror’ın Nosedive bölümü, tam da bu sorunun psikolojik arka planını anlatır. Herkesin birbirini puanladığı bu dünyada insanlar sürekli gülümser, naziktir, kontrollüdür. Ancak bu naziklik; içten gelen bir iyilik hâlinden değil, dışlanma korkusundan beslenir.
Bu bölüm aslında bir distopyadan çok, günümüz sosyal medya gerçekliğinin büyütülmüş bir yansımasıdır.
Sosyal Onayın Psikolojik Zemini
İnsan beyni sosyal bir organdır. Kabul görmek, tarihsel olarak hayatta kalmayla eşdeğerdir. Beyin için:
- Beğenilmek = Kabul görmek
- Dışlanmak = Tehdit
Bu yüzden sosyal onay aldığımızda beynimiz ödül sistemini (dopamin) devreye sokar. Onay alamadığımızda ise stres yanıtı oluşur. Sosyal medya, bu mekanizmayı olağanüstü bir hızla çalıştırır.
Beğeni sayıları, yorumlar ve takipçiler; zamanla kişisel değerin göstergesi gibi algılanmaya başlar.
“İyi Olmak” Değil, “İyi Görünmek” Baskısı
Sorun genellikle burada başlar. Zamanla zihinde şu düşünce kök salar:
“İyi hissetmiyor olabilirim ama iyi görünmek zorundayım.”
Bu algı, davranışlara da yansır:
- Sürekli başkalarıyla kıyaslama
- Gerçek duyguları gizleme
- Hata yapmaktan kaçınma
- Sürekli kontrollü, ölçülü ve “ideal” görünme çabası
Dışarıdan bakıldığında güçlü, başarılı ve mutlu bir profil vardır.
İçeride ise gergin, tetikte ve yorulmuş bir zihin.
Davranışsal ve Duygusal Sonuçlar
Bu kusursuz görünme baskısı kısa vadede “idare edilebilir” gibi hissedilebilir. Ancak uzun vadede zihinsel yük artar ve şu sonuçlar ortaya çıkabilir:
- Kaygı düzeyinde artış
- Yetersizlik ve değersizlik hissi
- Sosyal tükenmişlik
- Kendilik algısında bozulma
Kişi artık kim olduğunu değil, nasıl görünmesi gerektiğini düşünür.
Kendi duygularıyla teması zayıflar.
Asıl Sorun Ne?
Sorun zayıf olmak değildir.
Sorun, sürekli güçlü görünmek zorunda hissetmektir.
Nosedive’ın sorduğu temel soru tam da buradadır:
Başkalarının puanı olmadan kendinle kalabiliyor musun?
Gerçek iyilik hâli; herkesin seni alkışlaması değil, kendinle çatışmadan var olabilmektir.
Kendinle Teması Yeniden Kurmak
Sosyal beklentilerden bir adım geri çekilebilmek, duyguları bastırmadan fark edebilmek ve “iyi görünmek” ile “iyi hissetmek” arasındaki farkı ayırt edebilmek zihinsel denge için kritiktir.
Çünkü zihinsel sağlık;
puan toplayarak değil,
kendini anlayarak güçlenir.
Belki de bazen yapılması gereken tek şey, filtresiz bir anı kendin için yaşamaktır.
Paylaşmak zorunda olmadan.
Puanlanmadan.